“Herkes istediği gibi davranabilir, ancak unutulmamalıdır ki sonuçlar hiçbir zaman hareketi yapan tarafından belirlenemez.” 

Etrafımıza şöyle üstünkörü bile olsa da bakabilir isek. Etrafımızı, çoğunluğunun mutsuz olan insanlar ile çevrili olduğunu görebiliriz. Peki nedir bu kadar insanın mutsuzluğunun sebebi? Nedeni belli diye düşünüldüğünü duyar gibiyim.

Ama bu konunun bu kadar basite indirgenmesi pek doğru değil. Belki yapılacak çok tespit var ve bu tespitler o kadar da gizli saklı değil. Belki her şey apaçık gözümüzün önünde. Ama yine de elden geldiğince toparlatıp ve buna göre çözümleme yapabilirsek çok daha iyi algılayabiliriz.

İşte size çağımızın en büyük sorunlarından birisi, “Bilgisizlik”. Kavramlar hakkında daha önceleri de yazdım ancak, kavramların anlamları üzerinde hiç düşünmememiz bizi her konuda yanlış algılamamıza sebep oluyor. Bu yüzden üzerinden geçmemiz gerekli.

Başlık “Seçimler” iken Girizgâh neden mutsuzluklar. İnsan oğlu bencil bir varlıktır. Amacı mutlu mesut bir yaşantı mı sürmek? Olabilir belki ancak Mutluluk kader mi? Yoksa Seçimi? O kadar yüzeysel, o kadar düşünmeden yaşıyoruz ki, bu kadar mutsuz olmamız şaşırtıcı. Esasen “Mutsuz bir toplumuz” tümcesini “Fakir Bir Toplumuz” Şeklinde düzeltebiliriz?

Çünkü, bu mutsuz toplumun Sebeplerinin çok büyük bir bölümü Maddi kaygılardan oluşuyor. Peki bu kadar kaygı gerekli mi? Ne kadar bir mağduriyet yaşanılıyor? Bir şekilde kendimizi eksik hissettirecek bir pozisyon doğuruyoruz. Bakınız dikkatimizi verelim… Gerçekte bu kadar mağdur muyuz? Hayır? Burada kestirme bir tespitte bulunmalıyım. Esasen yaşadığımız his İstediğimiz (bakınız altını çiziyorum… “istediğimiz” diyorum) bir şeyin bizde istediğimiz kadar olmaması olabilir mi? Sonuç ben bir uzman değilim ve bilimsel bir temele dayandıramam dediklerimi.

Şimdi bir de şu açıdan bakalım… “Bu yaşadığımız mutsuzluk Sistem tarafından pompalanıyor. Çünkü Mutsuzluk kaygı yaratıyor. Bu kaygı kendi sebepleri için bir garantör arayışına itiyor. İşte bu garantör kim olabilir? Bir politikacı Söylemlerinde “Sizin durumunuz kötü… Ama çok Şükür ki ben varım ve ben sizin sorunlarınızı çözerim” der. Bunun olabilmesi için kişinin kaygılı olabilmesi gereklidir.

“Pişmanlığı yaratan Seçimler değil Sonuçlardır.”

Kişi hayatında bir seçim arifesinde iken önünde en az iki yol vardır. A seçiminde artıları var, eksileri de var. B seçiminin de artıları ve eksileri var. Yani A’yı seçersek Mutlu olacak durum var B’yi seçersek de var. Ama A nın da mutsuz tarafı, B’nin de. Örnekle mesela Kampa Gidiyoruz ve yanımıza Mat mı alacağız yoksa şişme mat mı? Şişme mat alırsak yükümüz ağırlaşır ama akşam konforlu yatarız. Tabi şişirmek de mesele sayılabilir. Ama normal mat alırsak yükümüz hafifler ama gece konfor düşer. Bu şekilde bakarsak Mutluluğumuz seçimlerimize bağlı değil, Bî – zatî Mutsuzluğun kendisi bir seçimdir. Peki bizi Mutsuzluğu seçmemize iten nedir? Toplumda ilgi çeken Mağduriyet durumudur. Yolda kaza yapmış birsine bakar da bakarız… İşte bu mağduriyet durumunun kendimizi öne çıktığı tatminini yaratır. Mutsuzluktan tatmin olmak… Ne kötü bir durumdur!

Hayatımız boyunca seçim yapar dururuz. Bazen bu seçimlerden de onur duyarız. Halbuki göremediğimiz çok farklı bir tuzak olabilir mi? Unutmayın! Manipülasyon her yerde yaşanır. Akşam eve eşiniz gelir ve şaç rengini ne güzel bir seçim yaptığınızın haklı gururu ile kapıyı açarsınız. Hâlbuki Kapitalizmin önünüzdeki tepsiye koyduğu 5-6 çeşit renkten birisini seçmişsinizdir, mutlu olursunuz. Diğer yandan Kadının dip boyası gelmiştir ama boya alamadığı için mutsuzdur. Bir tarafta da tüm bunların doğalını severim deyip bununla gurur duyanlar var. Hep aynı kapıya açılıyor. Mutluluğun kendisi bir seçimdir.

Ben Aklı selim insandan, karar alırken, bu kararın onları ileride bir yere götürmesini ve gittiği yerde de geldiğinden mutlu olmalarını beklerim. Pişmanlık, yaptığın seçimin sonucunu hazmedememe durumudur. Seçim yapmamak ta bir seçimdir unutulmamalıdır. Yani işin kaçarı yok! seçimde bulunacağız… Çabuk karar vermemiz gereken mutlu mu olacağız mutsuz mu?

Basireti bağlanmış diye bir söz duymuşsunuzdur. Basiretin ne olduğunu bilene de pek denk gelmedim. Basiret: Doğru kararı kısa sürede verebilme durumudur. Tecrübeli insanlarda görülür. Tecrübeli insan, yaptığı işte ya da hayatın kendisinde olgunlaşmış pişmiş insanlara denir. Olgun insanlar, karşılaştıkları sorunları (Yahut çoğu kez sonuçları) göğüsleyebilenlerdir. Seçimlerimizin sonuçlarını göğüsleyebiliyorsak ve onlara göre hayatımızı yönlendirebiliyor isek pişmanlıkta yaşamayız.

Maalesef Siyasetçi Devamlı bu mağduriyeti pompalar. Adama demezler mi? “Kardeşim sen de mağdursun madem benim yarama nasıl çare olacaksın? diye. Bırakalım şimdi bu konu derin ve başka bir yazının konusu olur. Biz Kendimiz karar verelim Bundan sonra Mutlu mu olacağız.

05.08.2019 – Altuğ Aytaçoğlu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.