Sevgili dostlarım,

Hemen Hemen 3-4 ay oldu yazılarımı yayımlamayalı. Bu Ne tatile gittiğimden ne de yurdumda olup biteni takip etmediğimden. Çünkü ne tatili hak ediyoruz ne de gündemimiz vatanımızdan başkası değil. Bu seferki araştırma değil duygusal bir yazı. Ülkemde, gündem öyle sık değiştiriliyor ki. gerçekleşen her olay sanki planlıymış gibi geliyor. Sistemin içindeki aktörler, belli güç odaklarının güdümünde çok net biatlerini tekrarlıyorlar. Hareketlerini yapıp, söylemlerini deyip, arkalarına dönüp bıyık altından zafer çığlıklarını atıyorlar. Bir yerlerde bir olay olur, bir şehit veririz mesela, yada bir bomba patlar. Her ağız bir laf söyler o vakit, Ancak gözlerde zerre duygu yoktur. Samimiyetsizlik, yalancılık, riyakarlık, apaçık göz önündedir. Günde en azından 10-15 köşe yazarını okurum. Dolambaçlı ne dediği belli olmayan haklı haksız kocaman bir ağız. Ama duydu yok. Şerefsize, “Senin şerefin yok” desen kaç yazar. Adama “vatanın satıyorsun” diyoruz, “Benim, öyle bir ticaretim yok diyor.” Bakış açısına bak. Babamla piknik yaptığım günleri özledim. Her şey ne kadar da netti, Mangalın bir türlü yanmayışında acemice koyduğum yaş çerçöpün netliği vardı. Şimdi mangal yanmayınca Migrosta kömür aldığımız personele sinirleniyoruz. Hey Allahım nede karmaşıklaştırdık kendimizi.

Bu toplumsal eksikliğin nedeni de, halkımızın çarpık tanımı belki ağır kaçar ama sağlıksız değer yargılarıdır. Halkımız algılama yeteneği, zekâ ve eğitim düzeyi açısından küçümsenir. Sorunların nedenleri arasında eğitim, algılama yeteneği de sayılır. Ben bu görüşlere katılmam. Eğitim düzeyi çok düşük, yaşam koşulları ağır insanlar arasında öyle düzgün, öyle dürüst, öyle görev ve sorumluluk anlayışı yüksek olanlara rastlarsınız ki, kişi olarak gıpta eder, hatta utanırsınız. Olumsuzlukların, eğitim düzeyinin düşüklüğü, yaşam koşullarının ağırlığı ile ilgisi çok azdır. Esas sorun değer yargıları, davranış biçimidir. Neme lazımcı, çekingen, düşündüğünü açıkça söyleyemeyen, bel altından vurmayı yeğleyen, kendini disipline edemeyen, özveri göstermeyen, vatana bağlılığı çoğu kez sözde kalan, özgüveni, özsaygısı eksik, kişisel çıkar beklentileri davranışlara egemen olan bir toplumda, işlerin düzgün gitmemesi doğaldır. Konfüçyüs’ten esinlenerek söyleyeyim: Yönetilenler düzgün değilse, yöneticilerden düzgün davranış bekleyemezsiniz. Yöneticilerle, yönetilenler arasında etkileşim, uyum vardır. Aksi halde doku uyuşmazlığı yaşanır.

Ben esasen Politikadan nefret eden birisiyim. Bir yerlerde, Yalan söyleme sanatı olarak tanım bulmuştu politika. Bu gün birileri bu konuda USTA lığını ilan etmiş durumda. Hey Allahım!..  Ağızlardan düşmeyen  “Duble yollar”, “Sağlık Sistemi” Vs. Sizin duble yolunuz batsın. Eğitimi 4+4+4 ile hallaç pamuğuna çevirenler, Kendi çocuklarını düzelttiklerini iddia ettikleri sistemin içindense Amerikaya gönderiyorlar eğitime. “Adamın Ford bayiliği var, Ama Opel’e biniyor.” Bu nasıl iş? Vatanı satmak diye bir ticareti olmayanın ticareti Bu mu? Bu Nasıl bir aymazlıktır ki Halk da bunu görmüyor. Dahası O da Çocuğumu Amerikaya göndereyim diye heves ediyor. “Kinle verilmiş karar değil” diyor. Hemen ardından “Yumruğumuzu sıkarak sabrettik” diyor.

Bozulduk, tek diyebileceğim bu. Kitabımız lûgatımız değişti. Çünkü zamanında Türk Dil Kurumu bile şaçma işlerle uğraştı. Alın size proje sonuçları:

  • CD: çok yoğunlaştırılmış tekerlek çalar
  • Tren: alttan ittirmeli, üstten tüttürmeli, çok oturgaçlı götürgeç
  • Yumurta: tavuksal fırlatgaç
  • Restaurant: sosyal otlangaç
  • Hostes: gök götürü konuksal avrat
  • Fotoğraf makinesi: şekil çeken
  • Milli marş: ulusal düttürü
  • otobüs: oturgaçlı götürgeç
  • Minibüs: kaptıkaçtı

Düpedüz Saçmalık… Evvel bunları Çalışma diye ortaya koyanlar, Eminim şimdi o kadrolarda değildir. Ama yerine gelenler ne yapıyor. Söyleyeyim… Saçma işlerle uğraşmıyorlar. Çalışıyorlar. Gerçek kararlar alıyorlar. Planlı sistematik. Meclis Bakanlar kuruluna Kanun hükmünde karar alma yetkisini verdiğinde Memleketin Belkemiği kırıldı. O ne kararlardı öyle…

“Bakanlar Kurulu’nca  10/07/2011 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2011/646 Sayılı KHK ile Maliye Bakanlığına bağlı denetim birimleri sessiz sedasız ortadan kaldırılarak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı adı altında birleştirildi. Söz konusu kararname ile Maliye Bakanlığı’nda hizmet birimi olarak “Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının” kurulması ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması; 6/4/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu’nca 7/7/2011 tarihinde kararlaştırılmıştır.”

SORU: – Peki şimdi ne olacak?
CEVAP: – Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Maliye Müfettişliği Mesleği ile Hesap Uzmanları Kurulu ve Hesap Uzmanlığı mesleği ve kariyer sistemi tarih oldu! (RTE’nin de dosyası var. Ama dokunulmazlığı da var.)

5 yeni bakanlık kuruldu ve hizmet bakanlığı sayısı 20’ye çıkarıldı.

  • Bayındırlık ve İskan Bakanlığı örgütlenmesini ortadan kaldırıldı.
  • 1947 yılından bu yana uygulanan “devlet bakanlıkları” kaldırıldı.
  • Bakanlar Kurulu’nun ve devlet örgütlenmesinin yapısı değiştirilirken tüm bakanlıkların kuruluş esasları değiştirildi.
  • Bakanlıklara, siyasi “bakan yardımcısı” kadrosu getirildi. (Amerikan tipi bakanlık yapılanması gibi)
  • Türkiye’nin 1960 yılında geçtiği planlı kalkınma dönemi ve bunun kurumu olan Devlet Planlama Teşkilatı kaldırıldı.
  • Güneydoğu’dan sonra Doğu Anadolu ile İç Anadolu’da da birer bölge idaresi kuruldu.
  • Toprak reformu kavramını politika dünyasından sonra devlet örgütlenmesinden de çıkarıldı.
  • Yeni kurulan Çevre ve Şehircilik bakanlığı bünyesinde kurulan Meslek Hizmetleri Genel Müdürlüğü, TMMOB ve bağlı meslek odalarının yapılarının düzenlenmesi, mevzuatlarının hazırlanması da dahil olmak üzere TMMOB’ye ait tüm görev ve yetkilerle donatıldı.
  • Bugün itibariyle toplam 35 KHK çıkartıldı ve devletin kamu yönetim anlayışı değiştirildi.
  • Türk Tarih Kurumu (TTK), Türk Dil Kurumu (TDK), Atatürk Araştırma Merkezi (AAM) ve Atatürk Kültür Merkezi’nin de (AKM) görev ve teşkilat yapıları değişti.
  • Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nun “Atatürkçü düşünce” ile “Atatürk ilke ve inkılaplarını” yaymak ve geliştirmeye yönelik temel ilkeleri kaldırılırken kurum Atatürk’le ilgili bilimsel faaliyetlerin planlandığı ve eserlerin derlendiği akademik bir yapılanmaya dönüştürüldü. Başka bir deyişle Atatürkçü düşünceyi topluma yayma görevi olan kurum, şimdi Atatürk’le ilgili bir kütüphaneye dönüştürüldü.

Daha bir sürü değişiklik. Yazmayışımın nedeni bunlarda daha az önemli oluşlarından değil… Atatürk anıtına çiçek  veya çelenk koymak bile yasaklandı. Liste çok uzun. Okusanız kalbiniz dayanmaz. Ve bunların hepsi gece çıkarıldı. Bilgilerin hepsi Parçik Pinçik. Tabloyu bütün görmemizi engellemek için tüm bilgiler dağınık. Duyurulmadı, Gizliden yapıldı. Unuttuk gitti.

Maalesef, Sahip çıkamadık. “Kişisel olarak benim ne suçum var?” Diye düşünüp duruyorum. Kimin suçu tüm bu olaylar? Akbabaların yurdumun üstüne çullandığı bu güne neden geldik? Bence doğru yanıt hepimiz. Bunu sorumluluğumu paylaşmak için değil, gerçek olduğu için söylüyorum. Bu akbabalara çapulcu diyemeyeceğim çünkü planlı ve güçlüler, organizeler. Bu gün Fettullah Gülenin Yeşilkartının altında Graham Müller in imzası var. RTE O şiiri boş yere okumadı. Merve Kavakçının yanında Neden hep, Nazlı Ilıcak vardı? Bir sonraki Cumhurbaşkanın kim olacağı bile bu mihraplar tarafından tayin ediliyor. Öyle olmasa Herkes RTE nin Ağzının içine Yem bekleyen kuşlar gibi bakılmazdı. Batsın sizin duble yolunuz! PKK nedir? Dersim de Neler oldu? Anadolu Ajansının bu günkü Misyonu nedir? Merve Kavakçı nın babası Kim? Kocası Kim? … Bunları umursamayan halk bilinçsiz? Bu gün bir arabanın arkasında Osmanlı Rozeti ile Atatürk rozetini aynı anda görebilirsiniz? Okumuyoruz. Şeyh Nazım Kıbrısı da Fettullah Gülen’de Amerika’dan yayın yapıyor.

Ne yazayım? Neresinden tutayım?

Saygılarımla
Altuğ Aytaçoğlu – 23.08.2012

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.