Bu gün biraz daha samimi yazacağım, Üslubumun kusuruma bakmayın! Yine açtım gazetelerimi göz gezdirirken, yine benzer bir söylem… “Zam yoksa, Oy da yok”, Buna benzer söylemlere, son seçim döneminde de sıkça rastladım. Daha sonra da devam etti. Belki daha öncelerde söyleniyordu, düşünülüyordu, Ama son dönemde manşetlere de yansıdı. Ne kadar da çıkarcı insanlar olmuşuz. Ne demek? “Ben şunu anlıyorum; Bana zam verirsen, yine sana veririm oyumu. Ama Zam vermezsen oyumu vermem. Başkasına veririm.” Bu nasıl bir söylemdir?

Ben Samsun’da yaşıyorum. Şehrimde Bir dönem Hatlı dolmuş güzergâhı üzerine raylı sistem yapan hükümete sinirlenen şoförler ve aileleri, CHP miting alanlarını doldurup RTE ye öfkelerini kusmuşlardı. Yahu arkadaş, bu iş böylemi yapılır. İşte vatan böyle satılır. Hiç mi Milli değerlerimiz kalmadı. Çok enteresan, Meydanda öfke kusanlar hükümetten imtiyazlarını alınca da yine can ciğer kuzu sarması oldular.

Kurtuluş savaşında kanı dökülenlere hiç mi hürmet kalmadı. Hep derim 550 hain yıkamaz ama 40.000.000 hain yıkar. Peki nedir bunca yozlaşmaya rağmen ayakta tutan? Bulursanız söyleyin ben hemen gidip teslim olacağım.

Hastaneler dedik, Duble yollar, AVM kaynıyor ortalık. İnsanları sömürmek için türlü acı ilaçlar, çikolata kaplanıp servis ediliyor. Borç batağında ki bir halka AVM, Balığın bornoza ihtiyacı kadardır. Kalkmış birileri de “Harcamasalardı” Aymazlığını sergiliyor. Baba, AVM kaynıyor ortalık!. Adı Bile Faul Solunan hava bile yapay, Yapılış amacı İnsanlar kazansın mı? Yoksa insanlar Harcama mı yapsın? Yozluktan yıkılıyor. Birde en iyisi açılışına dolarları saçıp “Victoria’s Secret gösterisi” yapıyor. Hey Allah’ım (Başarabilen Yandaş olduğunu dememe gerek yok) oradan Cuma’ya. Eminim Köyümün Pınarından su içmekten daha keyiflidir. (Bana taşralı diyen varsa Helal olsun bana. Ben Anadolumun Sevdalısıyım. Köyde şaşal su içenleri gördüm ben. Bakkalında Nutella soranları da.) Bir de bunu yapanlar Kurtuluş savaşında Çerkez Ethem’den ahkâm kesiyordu. Çok şükür cevabını verdik.

Türlü dolaplar, Üniversitede rektörlük seçimleri olduğu dönem eski rektör Ergenekon kapsamında içeri alınıyor. Ayak bağı ortadan kalkıyor. Seçimler bitiyor, sonra içerideki rektör salınıyor. Suçun yokmuş diye. Bu nasıl tezgâhtır? Daha tonla olay yazarım. Bunlara Komplo teorisi demeniz gayet doğal. Böyle tezgâhın kanıtı olmaz. Ama Analitik düşünme diye bir unsurda yadsınamaz bir gerçektir.

Daha önceki yazılarımda da bahsettim defalarca ortalık badem bıyık kaynıyor. Ben finans sektöründe uzun seneler çalıştım, Bir sürü güçlü firma, birkaç haftada nasıl da iflas ettirildi. Gözlerimle gördüm. Seneler önce Özel hastanelerin furyasının yeni başladığı dönemde, Karadeniz’deki hemen hemen tüm sağlık ihalelerine giren firma sahipleri, aylarca Ankara Ceza evlerinde misafir edildi. Şimdi kaç kişi içeride? Sıfır. Hepsi suçsuzdu. Peki girenlerin ortak yanı neydi? Hiçbiri yandaş değildi. Yandaşlar Pastayı paylaştı. Gizli, kapılar ardında görüşmelerle yönetiliyor bu memleket . Gıkımız çıkmıyor.

Sonra bir gün meydana iniyoruz Avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz. “Zammımı ver yoksa oy yok!” Lanet olsun! Batsın senin oyun. Nerede bu memleketin aydınları? Hiç bu kadar ihtiyaç duymamıştım. Gündemi takip etmeyen, Memleket sorunlarıyla ilgilenen, Halkını bilinçlendiren, Konuşan, Aydınlatan aydınlar nerede? Çıkarı için vatanını satan hükümete muhalefet olsa ne yazar.

Saygılarımla.
Altuğ Aytaçoğlu – 16.05.2012

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.