CHP artık kabuk değiştirmesi gerek. Gerçi kabuk değiştire değiştire çizgimizden saptığımızın farkında bile olamadık. İşimiz gücümüz “Yok şurada böyle oldu” “yok burada böyle oldu”. Anlamaya çalışıyorum ama RTE nin tepkileri de garip geliyor. O da Muhalefete Muhaliflik yapıyor. Anlayacağınız –çok argo ama – Sidik yarışından farksız. Ancak atlanılan durum, RTE Kılıçtaroğlu ile atışırken taban kaynıyor, Çalışıyorlar anlayacağınız.

Bu bakış açısında bir gariplik var. Sonra bir anda aklıma geldi. Adalet ve Kalkınma Parti’nin, Parti olmadığı (garip gelebilir ama bir düşünün)… Yani evet, Kâğıt üzerinde bir parti ama aslında parti değil. Biz ise olmayan bir partiye muhalif. Bana daha çok Kendisinin bir Cemaat (tam anlamı ile) olduğu izlenimi yaratıyor. RTE inin başbakan oluşu, Fettullah Gülenin Amerika’ya gidişi. Neden Fettullah Gülen, Neden RTE. Neticede Fettullah Gülen, Amerika’dan önce, diğer cemaatlere göre daha pasif bir cemaat. RTE ise Hapse girmesi ile Hocasına kızmış bir vekil. İşte Amerika’nın tam da istediği. Bir düşünün, Amerika’nın bu topraklarda yapmak istedikleri malum herkes biliyor. Ama Toprak halkının zayıf noktası DİN. Dini yönlendirecek Cemaat –güçlü cemaat yönlendirilemez yada zordur. O yüzden Pasif kalmış Cemaat -. Ve bu cemaatin güdümünde bir lider RTE. Kızgın, Öfkeli kime? Necmettin Erbakan’a. Neden? Çünkü Erbakan’ın ılımlı tavrı RTE’nin Hapse girmesine engel olmamasına sebep oldu. Taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor. Bu lidere İcraatları için ortam yaratmak lazım. Adalet ve kalkınma Partisi. RTE Amerika’ya gider. 6 ay sonra AKP kurulur. Bunu kendisi de söylemedi mi? “Ben içeri girmese idim AKP olmazdı” Diye. Tabi ki Kişilerin arasındaki karmaşık ilişkilerinde etkisi olmuştur ancak asıl durum özeti budur.

Yapılan tonla icraat, Yıkılan onurumuz. Hepsini toplasak, hiçbirisi İnsana yönelik, vatana yönelik kalkındırma teması içermiyor. İhalesiz Hiçbir iş yapılmıyor. Her bir İhale yeni bir rant sebebidir. Sonuç Zenginleşen bir cemaat. Duble yollar, kuyruk bekletmeyen milyon dolarlık hastaneler, milyon dolarlık kuleler, yaşam alanları. İçlerinde bir gram haysiyet kalmamış projeler. Hepsi buram buram rant kokuyor. KÖYDEM ler, HES ler, Daha niceleri. Bunlar yoktan var edilen rantlardı. Bir de var olanı satıştan elde edilen rantlar var. Maden işletmeleri, Limanlar, Hava yolları Elektirik idareleri, Haberleşme, PTT Telekom, Şeker işletmeleri vs. Hepsini saymaya gerek yok ama 200 aşkın kurum var. Kimlere satıldığı is ayrı bir konu İsrail, Araplar kimler var kimler. Sıralasam içim parçalanır. Maalesef, Memleket satıldı. Ve ucuza gitti. “devletin malı deniz yemeyen deniz” Sonuç… Memlekete yabancı sermaye geliyor. Hoş gelmiş de Yabancı firmalara iç dinamikler karlı gelse gelip burada yatırım yapar. Var olan devlet kurumlarını yok pahasına satıp rantlarsan tabiki kârlı olur. O vakit adam ucuza kapattığı kurumun posasını çıkarıp tavizleri tükenince de çekilip gidecek. İşte biz buna kucaktan kalkma diyoruz. Kaç tane sigorta firması kaldı, kaç banka kaldı. İşte size yeni dünya düzeni. Parçalanmış ekonomiler, Bölünmüş ülkeler. Ünit devletler Global sermaye elinde. İşte Kanla alınan Vatanın Maruz kaldığı muamele. Gidin bakalım duble yollarda. Bir reklam filminde bir tır şoförü Bolu dağından geçerken hükümete minnetlerini sunuyordu. Ben se Her geçişimde içim cızz ediyor. Millet acından kırılıyor, Reklamlarda boy boy GYO lar Kuleler gökdelenler yapılıyor. Hepsi rant Memleket için tek bir hamle gösterin bana.

Vatanda kalmış tek tutunacak dal CHP. O da AKP ile uğraşıyor. Sorun Güdümünde olduğu Cemaatten kaynaklanıyor. RTE bir Maşa sadece. Emin olun Muhalefet kaygısı olmasa RTE ya da AKP olmaz, Fettullah Gülen başbakan olurdu. Bu Bir bakış açısıdır. Tartışılır. Tartışılmalıdır da.

Tüm Bu durumu kendi içinde tasvirler isek. Kılıç ile kavga eden bir savaşçı düşünün. Kılıç RTE, Beden Cemaat, Beyin ise ABD. Taşlar biraz daha oturdu değil mi? Durun daha devam edeceğiz… Peki bu savaşta biz neye odaklanıyoruz? Kılıca… Hata burada işte Hâlbuki Beyin ile Bedenin irtibatını keseceksin ki Kılıç beden den ayrılsın. Kafalarda ki Sisler dağılıyor değil mi?.

Bütünü karmaşıklaştırmanın alemi yok. Olay gayet basit. O bunu dedi, Şu bunu yaptı. Bu söylem leri ben ilkokulda kullansam babamın tokadını yemiştim, Şikâyet etme diye. Tüm bu tasvir içinde Halkın durumu ne? Belki çimene benzetebiliriz. Çamura batmasınlar diye toprakla tampon yapıyor eziliyor. Arada sert bir hamle ile çamurlanan pabuçsa yine çimene sürülerek temizlenmeye çalışılıyor.

İşte dostlarım. Nerede pozisyon alacağımız konusu pek sorun oldu. Yaşadığımız bu kara günler. Sisin içinde gizlenen gerçekler. Bu memlekette Aynı gün G.Kurmay başkanı, Kara, Hava ve Deviz kuvvetleri komutanları aynı gün istifa etti. Devletin En üst kademesi ise, Çok doğal dedi. Halkta buna inandı(!) Kandaşlarımın binlercesi Şehit oldu. Devletin En üst kademesi ise bıçak kemiğe dayandı dedi. Halkta buna inandı(!) Her şey güzel olacak dedikçe… Mazhar Alanson’un “Ne işimiz var Bodrum Da” sözü aklıma geliyor. Açıkçası Masumiyetimizi kaybettik. Adile Teyze Bacağı gözüküyor diye sansürlendi. Süper baba dizisi “28 Şubat” Propagandası yapıyor diye yaftalandı. Dersim isyanı, Dersim Katliyamı oldu. İskilipli Atıf Haini, Devlet Hastanesine adı verilerek Sağlık bakan yardımcısı tarafından şerefi iade edildi. Kurtuluş Savaşı’nın başlaması da Kahramanmaraş’ta Fransız askerlerinin Nene Hatun’un başörtüsüne uzanmasıyla olmuştur. Propagandası yapılıyor. İçeride kan ağlıyoruz, Şanlı Türk Askeri orada burada göreve gidiyor. Son Afganistan örneği ibretliktir. Hani diyorlar ya “ne işimiz var oralarda” Farkında mısınız? Bu acı olay olmasa idi haberimiz bile olmayacaktı. Doğal olarak da ha yenileri de olabilir? Gerçekten neden oradayız? NATO nun etkisi yok deniliyor. O konuyu bilmem ama Afgan halkının bizler için önemi büyük. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin İlk tanıyan ülkedir Afganistan. Ve bu bağlamda Özel bir antlaşma ile korunur Afgan halkı ve ülkesi. Peki, Orada oluşumuz Bu sebeple mi? Bu sorunun cevabı ABD nin neden Afganistan’da oluşunda gizlidir. Afgan halkı Müslüman, ABD Hıristiyan. Araya Kalkan lazım. Onurumuzu kaybettik derken bunlardan bahsediyorum. Gideceksek bu bizim kararımız oluyor. Hâlbuki Dış politikada, dış güçler tarafından belirlenen seçeneklerin seçimlerini yapmaktan öteye geçemiyoruz. Irağa girmek, Çıkmak. Suriye bir gün dost, bir gün düşman. Arap baharı, Libya. Ne bir ayarı var, Ne bir amacı. Tek hesap Savaşçının beyninde kurgulanıyor. Çok basit. Somali’ye yardım toplandı, Hepimiz bir ara Filistinli olduk. Deniz Fenerinde kazıklandık. Peki ne değişti. Birileri zengin oldu. Gerisi durduğu yerde duruyor. Hep Rant.

İşin garibi CHP de bir adım geride gibi. Benim için çok belirleyici bir söz oldu. Bir yerlerde okumuştum. “AKP nin en büyük şansı CHP nin varlığıdır” Bu nasıl Büyük bir tespittir. Aynı Han duvarları şiirini görünce Yunus Emre’nin “Ete kemiğe büründüm, Yunus gibi göründüm” demesi gibi… Tüm CHP lilere sesleniyorum. Böbürlenmeyi bırakıp silkelenelim, Eleştirmek yerine doğru ve ilkeli davranalım. “Halka eğilip anlatmak” değimi bile ters. Sen ne kadar yüksekten bakıyorsun ki halka eğileceksin. Ben her gün bir Cumhuriyet gazetesi almaya, okumaya çalışıyorum. Allah’ım bazen öyle yazılar yazıyorlar ki yazarlarımın aydınlarımız. Ağır ağdalı bir dil. Sanki ne kadar az adam anlasa o kadar iyi. Bir görevimiz var. Vatanı ve Cumhuriyeti korumaktır. Halkı arkamıza almadan, Halkın onayını almadan, Mümkün değil. Neticede dava hepimizindir. Hepimiz Aynı gemideyiz. Haklıyız. Çık kardeşim anlat derdini. Planını paylaş (varsa tabi) , Açık ol. Kalpleri kazan. Yardım iste, Görevler ver. Başkasını değil kendini eleştir. Herkesten çok ve ağır eleştir. Kusursuz olmaya çalışma. Kusur herkes de olur. Daha ne diyeyim ama Adil ol. İlkene sahip çık. CHP hangi davanın adamıdır? Net ol. Liberalmiş, Demokratmış, Neo Liberalmiş, demokratmış. Jargon a bak! Kardeşim, hedef kitlen anlamaz Neodan Liberalden. Bulgurdan anlat. Topraktan anlat. Anlaşılmadıktan sonra. Hep konuşsan on para etmez. Yalınlık, Dürüstlüğün yoludur. Doğruluğun Yoludur. Reklam yap, göster herkese dürüst adam böyle olunur diye. Gözüne sok herkesin ki utansın yanlışa sapanlar. 4+4+4 diye millet ağaçlara çıktı. Anlatsana Neden 8 yıl zorunlu eğitimin faydasını. Öğrenimde Birlik yasasını, Anayasa tarafında korunan bir Devrim yasası olduğunu. İlk İmam Hatip Lisesinin Atatürk’ün kurduğunu. Diyaneti Atatürk’ün kurduğunu, ama suiistimal edildiğini. Politikacı değil, Bize Devlet adamı lazım.

Bilgisizlikten içimiz çürümüş. Farkında lığımızı arttırıp Aydınlanmamız gerek. UYANIN!!!!

Sygılarımla.
Altuğ Aytaçoğlu – 23.03.2012

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.